28 Şubat 2010 Pazar

Lise sonlara 45 gün YGS izni

Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Geçiş Sınavı’na (YGS) hazırlanan lise son sınıf öğrencilerinin sahte sağlık raporu alarak okuldan izinli sayılmaları yerine velilerinin başvurması halinde toplam 25 güne kadar izin verilmesini kararlaştırdı

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in geçen yıl başlattığı bu yıl Bakan Nimet Çubukçu’nun sürdüreceği uygulama kapsamında öğrenciler 25 günü özürlü olmak üzere toplam 45 gün okula devamsızlık yapabilecek. Öğrenciler, 25 günlük özürlü devamsızlık haklarını kullanmak için sağlık raporu almak zorunda kalmayacak, velilerinin imzaları yeterli olacak.
Bakan Nimet Çubukçu’nun yayımladığı genelgede şöyle denildi:
“Son sınıf öğrencilerimizin sınav streslerinin azaltılması, derslere motivasyonlarının sağlanması ve sınavlara psikolojik olarak daha rahat girmeleri amacıyla bu öğrenim yılına mahsus olarak ilgili yönetmeliğin 40. maddesinin ikinci fıkrasının c bendinde belirtilen özürlerin yanı sıra öğrenci velisinin okul müdürlüğüne yazılı olarak başvurması halinde beyan edeceği sürenin de özürlü devamsızlıktan sayılması öğrenci ve velilerine moral kazandıracaktır.”
MEB yetkilileri, öğrencilerin “sahte sağlık raporları” almalarının önlenmesinin ve onlara kolaylık sağlanmasının amaçlandığını ifade etti.

11 Şubat 2010 Perşembe

YGS Başvuru Tarihi Uzaltı

FLAŞ HABER

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yükseköğretim Geçiş Sınavı'nın (YGS) yarın sona erecek başvuru süresini 16 Şubat 2010 Salı günü saat 17.00'ye kadar uzattı.

ÖSYM'den yapılan yazılı açıklamada, 2010 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi'nin (ÖSYS) başvuru süresinin 2 iş günü uzatıldığı kaydedildi.

Başvuruların 16 Şubat Salı günü saat 17.00''de sona ereceği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Son günlerde Danıştayın almış olduğu yürütmeyi durdurma kararı ve bu karara karşı YÖK tarafından itiraz edilecek olmasının ÖSYS başvurularını etkilememesi gerektiği düşünülmektedir.

Adayların bu olaylardan etkilenmemesi, 11 Nisan 2010 tarihinde yapılacak YGS'ye girmek isteyen ya da yalnız sınavsız geçişten yararlanmak isteyen adayların 16 Şubat 2010 saat 17.00'ye kadar başvurularını tamamlamaları istenmektedir. Başvuru süresi kesinlikle tekrar uzatılmayacaktır.''

Açıklamada, 2010-ÖSYS kapsamında yapılacak YGS ve LYS sınavlarının daha önce açıklanan tarihlerde yapılacağı, sınav takviminde bir değişiklik olmayacağı vurgulandı.

Dikkat! YGS başvuruları yarın sona eriyor

Üniversiteye girişte bu yıldan itibaren uygulanacak sınav siteminin birinci aşaması Yükseköğretime Geçiş Sınavına (YGS) başvurular yarın(12 şubat) sona erecek.

YGS’ye, öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının lise veya dengi okullar ile açıköğretim lisesinin son sınıfında okuyan öğrenciler, ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar, ortaöğretim kurumlarının dışarıdan bitirme sınavlarına girenler, ortaöğretim kurumlarını bitirmiş olanlar, ortaöğretimlerini yabancı ülkelerde yapanlardan durumları bu şartları taşıyanlar başvurabilecek.
Sınava belirtilen özellikleri taşıyan yabancı uyruklu ve uyruksuz adaylar da başvurabilecek, ancak bu adaylar ÖSS sonuçları ile 2010-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nda yer alacak yükseköğretim programlarına yerleştirilmeyecek.
2010-2011 öğretim yılında yükseköğretimin tüm lisans ve ön lisans (meslek yüksekokulları ile açıköğretim önlisans programlarına sınavsız geçiş dahil) programlarına girmek veya yurt dışında öğrenim görmek isteyen adayların da YGS’ye başvurmaları gerekiyor.

1 Şubat 2010 Pazartesi

YGS LYS Yeni sınav sistem bilgilendirme

ÖSYM: İsteyen istediği bölüme girecek haberi ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Üniversiteye giriş sınavında aslında çok şey değişmedi

Yarımağan, Karabük Üniversitesi Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Konferans Salonu'nda lise öğrencileri, rehber öğretmenler ve okul müdürlerine yeni sınav sistemi hakkında bilgiler vereceği toplantı öncesi gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Yeni sınav sistemiyle ilgili bilgilendirmelerde bulunduğunu, şimdiye kadar 10 kentte benzer toplantıları düzenlediğini ifade eden Yarımağan, şöyle konuştu:

Sınavla ilgili bizim için bilinmeyen yok ama insanların kafasında bazı soru işaretleri kalabiliyor. Onları yanıtlıyoruz. Üniversiteye giriş sınavında aslında çok şey değişmedi, ben içerik açısından hiçbir şey değişmedi diyorum. İçeriği aynı, bir uygulama farklılığı var. İşte bir sınav yerine üç sınav, daha fazla soru, herkes kendi ilgilendiği alanlara girecek. Soru kitapçıklarını ayırıyoruz. Değişikliklerin hepsi uygulamayla ilgilidir. Amacımız da seçme ve yerleştirmeyi daha iyi yapabilmektir.

İSTEYEN MEZUNLAR İSTEDİĞİ BÖLÜME GİRECEK

Prof. Dr. Yarımağan, alan dışı yerleştirmelerle ilgili olarak Yükseköğretim Kurulu'nun aldığı karar gereği katsayıların birbirine çok yaklaştığını belirterek, şöyle devam etti:

Böyle olduğu için de alan dışı programlara yerleşme eskisine göre çok kolaylaştı. Örneğin, sosyal bilimcinin fen bilimlerindeki programa girmesi veya endüstri meslek lisesi çıkışlı bir adayın hukuk fakültesine girmesi gibi alan dışı her yer için bu durum geçerli. Bu sadece meslek lisesi olayı gibi değerlendiriliyor ama aslında diğer liseliler de için de var. Düzenlediğimiz toplantılarda öğrencilere ve rehber öğretmenlere yönelik eğitimlerimizde kılavuzda olan bilgileri özetleyerek anlatıyoruz. Belirli yerlerini vurgulayıp yorumlar yapıyoruz.

MÜFREDATA DAYALI SINAV

Prof. Dr. Yarımağan, bilgilendirme toplantısında sunum eşliğinde yaptığı konuşmada, öğrenci yerleştirmesinin 1974'ten sonra merkezi sistem tarafından yapıldığını, söz konusu tarihten itibaren de daha iyi olması için sistemde belli değişiklikler gerçekleştirildiğini söyledi.

Sınavla ilgili 2010'da da belli değişiklerin yapıldığına dikkati çeken Yarımağan, şunları kaydetti:

Bunların amacı seçme ve yerleştirmeyi daha iyi yapmak, üniversitede her yüksek öğrenim programına, adaylardan başarı oranı en yüksek olanları göndermeye çalışmaktır. Sınavda en temel değişiklik 1998'de yapıldı. Bu değişiklik, lisenin belirli sınıfından sonraki yıllarda okutulan derslerin sorulmamasıydı. Sadece ortak müfredata dayalı bir sınav yapılmasıydı. Bu sistem 2005'e kadar uygulandı. Sistemin bazı sakıncaları görüldü. En büyük sakıncası 'nasılsa üniversite sınavında sorulmuyor' diye lisede okutulan derslere öğrencilerin yönelmemeleri oldu. Bu durum öğrencilerin üniversiteye bilgi açısından yetersiz gelmelerine yol açtı. Bu çok ciddi sorundu. Bunu gidermek için 2006'da lisenin son sınıfına kadar olan dersler de sınavlarda sorulmaya başlandı. 2010'daki uygulama da bunun devamı gibidir. Müfredat değişikliği 2006'da yapıldı. 2010 yılında yapılacak, sadece bunun uygulamasıdır.